Sıkıştırılmış ama Ezilmemiş

Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz. Kovalanıyoruz, ama terk edilmiş değiliz. Yere yıkılmışız, ama yok olmuş değiliz.İsa’nın yaşamı bedenimizde açıkça görülsün diye İsa’nın ölümünü her an bedenimizde taşıyoruz. 

2. Korintliler 4: 8-10

Hristiyan inanç yolculuğu bir üzümün hayat hikayesine benzetilebilir. Açıklamama izin verin. Bir keresinde bir pastör vaazına şu cümleyle başlamıştı: “Hepimiz üzümüz”. Sözleri biraz komik gözüküyordu, ama hayatımın zorlu mevsimlerimden biri olan bu dönem için en etkileyici vaazlardan birini duymak üzereydim. Kutsal Ruh gerçeği ve vahyiyle kalbime derinden dokunmaya başladı ve bugün bu benim sizin için olan duam olacak.

Üzümler ve şaraplar Kutsal Kitap’ta birçok yerde referans olarak verilmiştir. İsa’nın kendisi bu Yahudi geleneğini  ve yaşamını bizim kim olduğumuzu ve kendisinin kim olduğunu göstermek için kullanmıştır. Asmadaki üzümler olgunlaştıklarında, toplanırlar ve büyük bir ezme haznesinde istiflenirler. Eski zamanlarda bu üzümler, kireçtaşından oyukların içinde ayaklarla ezilirdi. Üzüm suları kabuklarına temas ettiğinde, fermantasyon başlardı. Ezilen yer üstteydi ve fermantasyonun gerçekleştiği kısım dipte çukurda kalırdı. Böylece tüm meyve suları aşağıya akarken kabarcıklanır ve fermente olurdu. Bu noktada durup fermantasyonun çok kötü koktuğunu söylemeliyim.

Hayatında hiç “ezildiğiniz” bir dönem oldu mu? Zulüm, yabancılaşma veya yetersizlik hisleriyle dolu bir zamandan geçtiniz mi? Hiç kimse böyle hissetmekten hoşlanmaz ama Kutsal Kitap düşmanın kötülük tasarladığını söyler, ama Tanrı onu iyiliğe çevirir (Yar. 50:20). Mezmur 37:25’te, doğru insanın terk edildiğini, soyunun ekmek dilendiğini hiç görmedim diyor. Hayatın sizi nerelere götürdüğü önemli değildir. Tanrı sizi görür ve geri döndürecektir. Sadece O’na sarıl.

Hikayemize devam edersek, sonunda çökeltiler ve şarap ayrılır, ardından şarap, kilden yapılmış kavanozlara veya şarap tulumlarına dökülürdü. Ardından birkaç gün güneşten uzak tutulurdu. Günümüzdeki  şarap yapımında bile, en iyi şaraplar ışıksız karanlık bir odada kapalı bir kaba konularak elde edilir. Çünkü fermantasyon karanlıkta gelişen laktik asit bakterileriyle olur. Bu da şarabın tadını etkiler. Bazı durumlarda, şarap karanlıkta bir rafta ne kadar uzun süre kalırsa o kadar iyi olur.

Hayatımda gerçekten o şarap gibi karanlıkta olduğum uzun mevsimler oldu ve şunu söyleyeyim; laktik asit bakterileri yüzlerce kat çoğaldı. Kendimi çok yalnız hissettim, tamamen unutulmuş, tamamen terk edilmiş ve gözlerden ırak. Bu son derece acı verici bir tecrübeydi. Tanrı’nın ve benim için dua eden bir topluluğun lütfuyla dayanabildim ve Rab beni yedi yıllık bir kuraklıktan çıkardı. Belki siz de o çölde yürüyorsunuz ve Tanrı’nın sizi böyle bir kuraklıktan çıkardığını hissediyorsunuz; ya da daha önce hiç böyle bir tecrübe yaşamamışsınız. Unutmayın bir noktada hepimiz bu çöl yaşamını tecrübe edeceğiz; ancak siz burada kalarak boşa zaman harcamayın. Çölde Rab ile birlikte derin ve değerli anlar yaşadım. Bunu asla tekrar yaşamak istemesem de, Tanrı beni tekrar buraya yönlendirirse O’nun benimle birlikte olacağını biliyorum.

İsa benden yeni bir şarap yapacak.

Şarap yapım sürecini hatırlayınca, İsa’nın bizden yeni şarap yapma düşüncesi pekte çekici gözükmüyor. İsa’nın  öğrencisi olmanın bir parçası da İsa gibi olmaktır; çarmıhımızı alıp hayatımızın her alanında O’nun peşinden gitmeliyiz.

İsa’nın öğrencisi olmak, Rab’bi sevmek, önce O’nun krallığını aramak, komşumuzu sevmek ve öğrenci yetiştirmektir. Tüm bunları yaparken Kutsal Ruh’un gücüyle Tanrı bizi doğru hale getirmek için çalışmaktadır. O bizi iyileştiriyor. Düşüncelerimiz değişir, davranışlarımız değişir, konuşmamız değişir ve içten dışa dönüşmeye başlarız!

Belki şu an zorluklardan geçiyorsunuz. Bazı büyük zorluklarla karşı karşıyasınız, önünüzde adeta devler var, bazı dağlar sizi çepeçevre sarmış gibi gözüküyor ve tıpkı o ezilmiş üzüm gibi hissediyorsunuz. Yalnız ve karanlıkta hissediyorsunuz. Yine de cesur olun. Rab’bin varlığı, duygularınız veya O’nu algılama yeteneğinizce belirlenmez. Tanrı her yerdedir ve O sizinledir. Tek yapmanız gereken O’nu çağırmaktır. Gözlerini senden çevirmeyecek, çünkü O’nu arayanlar, O’na ihtiyacı olanlar O’nu bulacaklar.

Lütfen pes etmeyin. Daha önce ben de bunlardan geçtim; Zihinsel ve duygusal bir çöküntü yaşadım. Kendinizi kaybolmuş hissedebileceğinizi biliyorum. İhtiyacınız varsa danışmanlık alın ve Tanrı’nın sizinle olduğunu bilin. Başkasının ne söylediği ya da düşündüğü önemli değildir. Buna siz de dahil.

Tanrı hayatınızda çalışıyor. Gerçek değişim, sevgisinin ve varlığının dönüştüren gücüdür. Rab’bin güçlü dünyasına tanık olmak ne harikadır!

İsa bizden yeni bir şarap yapıyor!

Babamız Tanrı,


Bana olan lütufkar sevgin için teşekkür ederim. Dünyanın varoluşundan önce, beni biliyordun. Rab, düşüncelerimi biliyorsun, arzularımı biliyorsun; Gözlerimi yalnız sende tutmayı seçiyorum.

Ne kadar zor olursa olsun, seninle yürümeyi seçeceğim. Çünkü Senin sözlerin sularda geçerken bile benimle olacağını söylüyor. Yol olmayan yere yol yapar ve beni oraya ulaştırırsın. Mirasım güvendedir, endişelenmeme gerek yok. Çünkü ben senin çocuğunum, Mesih’le ortak mirasçıyım.

İsa, bana senin gibi nasıl yaşayacağımı öğretir misin? Bana çölde yürümeyi öğretir misin? Bedeli ne olursa olsun, Sözünün gerçeğinde kök salmak istiyorum. Öyle ki, bu dünyadaki zorluklarla sarsılmayayım. Arıt beni. Dönüştür beni. Ezilmeyeceğim çünkü benimlesin. Zafer kazanıldı; sadece dayanmaya ihtiyacım var. Bugün düşmanın yalanlarını kovuyorum. Tanrı’dan olmayan sahte esenliğe götürecek denenmeleri reddediyorum. Senden vazgeçmeyeceğim çünkü Sen benden vazgeçmedin. Önümdeki yarışı bitireceğim. Başımı kurtuluş miğferiyle süslüyorum ve her gün Rab’bin yüceliği için kutsanmış kızlar/oğullar olarak Mesih’in düşüncesini kabul ediyorum.
 

 Bunu, İsa Mesih’in güçlü adıyla dua ediyorum! AMİN